Haber Kaynağı: BThaber

Ağ eğitimleri uzman eleman kaynağı

Gerek ağ gerekse genişbant sistemlere yönelik çözümleriyle adını duyuran ATI markası, anahtar ve yönlendirici eğitimleriyle de gündemde. Türkiye’de markanın temsilciliğini yürüten Deponet, eğitimler konusunda da çalışmalarını sürdürüyor. ATI eğitimleri geniş yelpazede katılımcı kitlesine hitap ediyor. Bu eğitimlere katılmak için kişilerin üniversite mezunu olmasının gerekmediğini belirten Deponet Sertifikalı ATI Sistem Mühendisi Ender Kefoğlu, şöyle devam etti: “Eğitimler her ne kadar laboratuvar çalışmalarını içeriyorsa da konularla ilgili ön bilgiler veriliyor. Benim gözlemim, bu tür eğitimlerde kişilerin okul seviyesinden ziyade ne kadar meraklı ve öğrenmeye ne kadar hevesli oldukları daha fazla önem kazanıyor.”
Ağ uzmanlığı gerektiren konularda pek çok iş olanağının söz konusu olduğunu kaydeden Kefoğlu, her geçen gün önemi artan internet alanındaki hizmetlerde de ciddi bir insan kaynağı açığının söz konusu olduğuna dikkat çekti. Ağ ortamıyla ilgili teknolojiler hızla gelişiyor. Buna karşın bu alanda yeni teknolojilerin öğretilmesi ve uzman kadroların yetiştirilmesi konusunda yetersiz kalındığına işaret eden Kefoğlu, “Bu yüzden birçok kurum kendileri için hayati önem taşıyan ağ altyapısını amatörce kullanıyor. Dolayısıyla iş verimliliği önemli ölçülerde düşüyor. Kurumlar artık bu konuların ehil olmayan kişiler tarafından yürütülemeyeceğini anlamış durumda. Eğitimli kişilere yatırım yapmayı giderek daha fazla kabulleniyorlar” dedi.
ATI eğitimleri iki bölümden oluşuyor ve toplam altı gün sürüyor. Bu eğitimin bölümleri;
CAI/RS, Certified ATI Installer ile CAP/RS, Certified ATI Professional olarak sıralanıyor. Bu bölümler üçer gün sürüyor.
Eğitim sonunda katılımcılar sınava giriyor. Bu sınavda başarıya ulaşanlara ATI tarafından uluslararası geçerliliği olan bir başarı sertifikası veriliyor. Bu sertifikayı alan kişilerin ağ sistemleri konusunda uzmanlıkları belgelenmiş oluyor.
Bu eğitim süreci ardından pratiğin büyük önem taşıdığını vurgulayan Kefoğlu, “İşlerin çokluğundan dolayı eğitimini henüz tamamlamış olan kişi gerçek sorunların yaşandığı ortamda tek başına kalınca aklına takılanları sormak, konuları tartışmak için birisine danışma ihtiyacını daima duyacaktır. Bu şekilde geri dönüşler çok sık oluyor ve her seferinde de elimizden gelen yardımı yapıyoruz. Şirket olarak sahip olduğumuz bilgileri paylaşmaktan çekinmiyoruz” dedi.

“Net ortamında eğitim düşünmüyoruz”
Bu eğitimin temelini laboratuvar çalışmaları oluşturuyor. Bu nedenle internet üzerinden eğitim sistemini düşünmediklerini belirten Kefoğlu, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Laboratuvar ortamlarının da internete aktarıldığı durumlar mevcut ama bu tür uygulamaların geliştirilmesi ciddi miktarda emek, para ve zaman gerektiriyor. Ayrıca, üretici şirket tarafından İngilizce olarak hazırlanmış bu tür eğitimlerin internet ortamından verilmesi genellikle katılımcılar tarafından da sıcak karşılanmıyor. Eğitim notları İngilizce bile olsa, karşılarında Türkçe konuşan birisinin olması, sorularını Türkçe olarak sorabilmeleri ve Türkçe yanıt alabilmeleri kişiler açısından daha rahatlatıcı oluyor. Bu sayede özgüvenleri de sarsılmıyor.”